enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Birlik Güneşiyle Aydınlandı Gönül Mahzenlerimiz

14.11.2025 12:54
0
A+
A-

Birlik güneşiyle aydınlandı gönül mahzenlerimiz. Ayrılık zehrine panzehir oldu bizi ortak paydada buluşturan duru hissiyat… Rüyalarda unuttuğumuz kırık dökük umutlar, kuşluk vakitlerinde uyandılar bizimle. Ana arının marifetiyle çift çift oğul verdi dağların ardına düşen peteklerimiz. Ballar balını bulduktan sonra kovanımız yağma olsa da ne gam!… Birlik ve beraberlik bahçesinde halka olduk;  halaylar, horonlar ve barlar çiçek açtı peşi sıra…

Bir taşla duvar olmaz demiş atalarımız… Kum taneleri tek başına bir işe yaramasa da bir araya gelince görkemli yüksek binalara dönüşürler. Birlik öyle tılsımlı bir şeydir işte. Parçalar onunla bütünleşir. Yarım yanlarımızı onunla tamamlarız. Birlikten kuvvet doğar en güçsüz anlarımızda bile. El ele verince koca kayalar oynar yerinden. Gönüllerimizi imar eden mukaddes davalar, birleşen güçlerin tazyikiyle daha da büyür ve serpilirler.

Varlık birliğe delildir. Birlik, kâinatın yüce yaratıcısı olan Bir’in kullarından özellikle istediği, onun ‘Habibim’ dediği nur yüzlü Gül’ün, uğruna varlığını adadığı, türlü bedeller ödediği renkli ve ahenkli bir kavramdır. Azgın dalgaların önünde, ancak onun hücrelerimizi çelikleştiren rüzgârıyla ayakta kalabiliriz. O ki şefkatli bir bulut olup bizi güneşin kavurucu sıcağından korur. Bütün engeller sağa sola kaçışarak, meydanı irade sahiplerine terk eder.

Birlik olmasa yürek tarlalarımız çoraklaşır; Kevser hükmündeki pınarlarımız akmaz olur. Birlik bizi daima iri ve diri tutar. Çöllerde açan umut çiçeğidir birlik… Sis bulutlarının ufku kuşattığı demlerde şefkatli bir anne gibi okşar dağınık saçlarımızdan. O ki gül kokusunu taşır iklimimize. Ruh darlığını genişletir, tutsak duygulara kapı aralar, yenik yanlarımıza zafer muştular. Onunla ceylanlar bile aslan kesilir dağların uçsuz bucaksız ıssızlığında.

Kaderine terk edilmiş yalnız ağacın dramını yaşamaktansa ormanlar gibi bir ve beraber kardeşçesine huzur ve sükûn içerisinde ömür sürmeliyiz. Birlik uğrunda ne kaybedersek aslında hepsi de kazanç hanesine yazılır. Zira mukaddes yoldaki yitiklerimiz kazançlarımızdır Hakk katında. Yüreklerimize ayrılığın buz gibi sızısı işlerken, birlik tezgâhlarında dokuduğumuz rengârenk gelecekler ruhumuzu sarıp sarmalar, gönül telimizi oynatır. Saksıdaki boynu bükük menekşelerin yapraklarına bile can ve heyecan gelir.

Hakikat yolunun yolcularıyla birlik ve beraberlik içerisinde yol arkadaşı olmak hem kul, hem de insan olmanın en tabiî gereğidir. Yalnızlığa tutunanlar, dalda asılı kalan eğreti sonbahar yaprakları gibidir. Hafif bir rüzgâr bile onları yere düşürmeye muktedirdir. Bahardır birlik nimeti, hazandır ayrılık gayrilik illeti… Sürgünümüz olur birlik limanlarından uzak düşmek… Ayrılıklarla birlikte kapkara yazgılar çöreklenir gönül pervazlarımıza. Birlik bizi büyütür, yalnızlıkların sızısını dindirir, ayrılıklarsa dağıtır, un ufak eder gönül mülkünü…

Fitne, fesat ve şer tohumları ekilen topraklarda dostluk ve barış çiçekleri açmaz hiçbir zaman. Karanlıkları karanlıklar örtmez, aksine daha da koyulaştırır. Gönlün yamaçlarına ayazlar düşende birlik güneşiyle ısıtırız gönül göğümüzü. Nefretlerin, ayrılıkların, dağınıklıkların ateşinden kaçar, dostluk ve birlik ağacının ruhu serinleten gölgesine sığınırız. Birlik ve beraberlik duyguları kemale ermişse yitik umutların enkazında bile sağduyu çiçekleri açar. Gölgelerin kanadına yüklediğimiz huzur, gölgenin ömrü kadar olur ancak…

Benliğimize damgasını vuran, kırışık alnımızda gece dolunay gibi, gündüz güneş gibi parlayan bin yıllık inançlarımız ve geleneklerimiz bizi birlik ve beraberliğe, her halükârda kenetlenmeye zorluyor. İman kaleleri bu hissiyatla muhkem kalıyor. “Ey iman edenler, Allah’tan sakının ve doğru (sadık)larla birlikte olun.” (Tevbe Suresi, 119) ayeti inananlara, gidecekleri hakikat yolunun adresini de veriyor. Adresini şaşıranların, bütün emeklere rağmen istikamet bulması ne kadar hayalden ibaretse birlik güzergâhından sapanların güçlü kalması, doğru menzillere varması da o derece muhaldir. Öyleyse ruhumuzun tutsaklığına irademizle karşı çıkıp sağduyu çeşmesinden dolduralım boşalan kaplarımızı. Zemheri vurgunları yememek için baharlar saklayalım gönlümüzün en mahrem derinliklerinde. Kartallar kadar yüksekten uçalım; ama konacağımız yeri de önceden hesaba katalım; yere çakılmayalım.

Yazarın Diğer Yazıları
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.