Ali Haydar Haksal Ağabeyin 40 bin kitaplık çok zengin bir kütüphanesi vardı.
Merhum Ali Haydar Haksal Ağabey, tutku derecesine varan kitap ve okuma sevgisiyle temayüz eden değerli bir şahsiyetti. Onun kitaplarla olan ilişkisi ta çocukluk yıllarına dayanır. Zira onun kitap merakı ve kitaba olan ilgisi ekseriyetle ailesinden ve dedesinden geliyordu. Dedesi İsmail Hakkı Efendi, Diyarbakır Medreselerinde 5-6 yıl eğitim görmüş, ardından İstanbul’a gelerek Şemsi Paşa ve Fatih medreselerinde eğitim ve öğretimine devam etmişti. Medrese müderrisi olan dede, daha sonra bin ciltlik kitapla memleketine dönmüştü. İşte Haksal’ın çocukluk yılları, bu bin ciltlik kitapların ikliminde geçmişti. Fakat o, bunlarla da yetinmemiş, aç kalmayı göze alarak, her geçen gün harçlıklarından biriktirdiği paralarla kendisine 40 bin kitaptan oluşan devasa bir kütüphane oluşturmuştu. Kitapların dışında binlerce dergiye de sahipti. Fakat o, sadece kitap almakla kalmıyor, aldığı kitapları dikkatle okuyordu. Yani o, Araba Sevdası romanındaki Bihruz Bey misali bir kitap koleksiyoncusu değil, derinliğine muhakeme ederek okuyan ve okuduklarını yoğurarak onlardan yeni duygu ve düşünceler çıkaran bir kitap meraklısıydı. Bu okudukları daha sonra yazmanın kapılarını açacak, onun önemli bir edebî şahsiyet olmasını beraberinde getirecekti.
Yazmanın yolu şüphesiz ki kitaptan ve okumaktan geçer. Ali Haydar Haksal Ağabey, vaktiyle şair ve yazar İsmail Bingöl Bey’le yaptığı bir röportajda kitapları ve okuma alışkanlığı üzerine şunları söylemişti. “Kırk binin üzerinde kitabım var. Oldukça zengin bir kütüphanem var. Kütüphane içerisinde elimi nereye atsam zaten bir şey çıkıyor karşıma. Onu okuyorum. Şimdi bu okumaların bana getirdiği yarar şu: Sürekli not alıyorum. Yani ben şimdi otobüste, vapurda, İstanbul ortamında tabi her an ve ortamda okumalarımı sürdürüyorum.”(1)
Ali Haydar Haksal, öykü yazma çalışmalarına lise yıllarında başladı.
Merhum Ali Haydar Haksal, öykü yazma çalışmalarına lise yıllarında başladı. Mavera, Yönelişler, İslâm, Kayıtlar, Yedi İklim, Yansıma, Kaçak Yayın, Anadolu Gençlik, Yeni Dünya, Edep, Türk Dili, Yeni Devir, Millî Gazete gibi dergi ve gazetelerde öykü ve yazıları yayımlandı. Bugüne kadar öykü, eleştiri, inceleme, deneme, roman, gezi ve araştırma türlerinde çalışmalar gerçekleştirdi. Ali Haydar Haksal’ın yayımlanmış öykü kitapları “Evdeki Yabancı, Sesim Bana Yetmiyor, Sarıldığım Soğuk Bir Ceset, Sokağın Adı Issız, Ay Işığında Vav’ın Odası, Zamanların Öyküsü, Yalnızlık Sarkacı, Kuşkonmazda Konuşan Adam, İçim Su Berraklığında, Kapıda Bir Çift Ayakkabı, Renklerin Dansı, Rüya Rüya İçinde, Ruh Denizi, Güneşe Koşan Adam” adlarını taşıyor. Roman türündeki eserleri “Yitik Yaşamın Güncesi, İki Ateş Arasında, Anzelha ile İbrahim, Hüzün” şeklinde sıralanıyor. “Gelişi/Güzel, Oruç Çağrısı, Öykü Ağacı” ise yazar tarafından deneme türünde kaleme alınmıştır. “Sevgili’nin Yol Arkadaşı Hz. Ebû Bekir, Sevgilinin Hak Dilli Arkadaşı Hz. Ömer, Sevgili’nin Hayâ Timsali Arkadaşı Hz. Osman” adlı anlatı kitaplarını da zikretmek lâzım.
Öykücülüğünün yanı sıra roman, şiir, deneme, biyografi ve inceleme türlerinde de birbirinden kıymetli ve özgün eserler veren Ali Haydar Haksal; Necip Fazıl Kısakürek, Sezai Karakoç, Rasim Özdenören, Cahit Zarifoğlu ve Akif İnan gibi Türk edebiyatının önemli isimleri üzerine biyografik çalışmalar kaleme almıştı. Monografi ve araştırma özellikleri taşıyan bu kitapları şöyle sıralayabiliriz: “Âkif Duruşlu Âsım, Necip Fazıl: Büyük Doğu Irmağı, Sezai Karakoç: Eleğimsağmalarda Gökanıtı, Rasim Özdenören: Ruh Denizinden Öyküler, Doğu Büyüsü “Ah Kudüs”, Kendilik ve Edebiyat, Bir Medeniyet Şairi Mehmet Akif İnan, Zarif Şair Cahit Zarifoğlu” “Sesim Bana Yetmiyor” adlı öykü kitabıyla 1987 Türkiye Yazarlar Birliği Hikâye Ödülü’nü alan Haksal, “Yitik Yaşamın Güncesi” romanıyla Tuzla Belediyesi Roman Yarışması’nda ikincilik ödülüne layık görüldü. “Güneşe Koşan Adam” öykü kitabı ile 2013 yılı Ömer Seyfettin Hikâye yarışması öykü ödülünü, 2014 yılında da Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi tarafından Üstat Sezai Karakoç ile ilgili çalışmalarından dolayı yılın edebiyatçısı ödülünü kazandı. Bu arada büyük bir gayretle Genel Yayın Yönetmenliği’ni yaptığı, 437 sayıyı geride bırakan Yedi İklim Dergisi, ESKADER’in 2010 Dergi Ödülü’nü almaya hak kazandı. 2017’de Bingöl Üniversitesi tarafından fahri doktora ünvanı verilen Haksal, uzun yıllardır Milli Gazete’de köşe yazarlığını ve Yedi İklim dergisinin yazı işleri müdürlüğünü büyük bir azim ve kararlılıkla sürdürüyordu.