enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
DOLAR
7,1728
EURO
8,7316
ALTIN
415,76
BIST
1.483
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Gümüşhane
Çok Bulutlu
5°C
Gümüşhane
5°C
Çok Bulutlu
Perşembe Parçalı Bulutlu
6°C
Cuma Parçalı Bulutlu
8°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
8°C
Pazar Karla Karışık Yağmur
7°C

“Ben Öyle Dememiştim!”

0
A+
A-

Devlette önemli görevler alan siyaset adamları ya da toplum içinde bir yerlere geldiğini sananlar, ağızlarından çıkan lafın önünü arkasını düşünmeden bir şeyler atıyorlar ortaya. Daha doğrusu “pot” kırıyorlar. Kırılan bu potlar üzerine toplumdan büyük tepkiler alıyorlar. Kendileri de salım bir kafayla düşündüklerinde, söylediklerinin iler-tutar yanının olmadığını anlayınca, bu kez bir yolunu bulup işin içinden sıyrılmaya çalışıyorlar.

Buldukları çıkış yolu ne?

“Ben öyle demek istememiştim!”

Bazı önemli (!) kişiler de, birilerine ya da toplumun bir kesimine bilerek hakaret ediyor. Hatadan dönmek ve özür dilemekte bir erdemdir ama bunu da yapmıyorlar. Kendilerini büyük adam sanıyorlar ya, hatadan dönmeyi, özür dilemeyi yakıştıramıyorlar kendilerine.

Ne yapıyorlar o zaman?

İşi zamana bırakıyorlar. “Bugün tepki gösterenler, bu tepkilerini birkaç gün daha sürdürür, sonra unuturlar” diye düşünüyorlar.

Unutanlar olabilir kırılan potları, yapılan haksızlıkları ama tarih unutmaz. Gün gelir, unutuldu sanılan o sözler yeniden piyasaya sürülebilir.

Çünkü kırılan potlar, kırıldığı yerde kalmıyor, kayıtlara geçiliyor, yazılıyor, çiziliyor. Bir konu yazılınca, o konunun artık unutulması söz konusu değildir. Hani, “Söz uçar, yazı kalır” diye bir özdeyiş var ya.

O nedenle, toplumun önünde bulunanlar, ya da kendilerini önemli kişi sananlar, toplum karşısındaki konuşmalarına dikkat etmeliler.

Ne yapmalılar?

Yine bir başka halk deyimiyle yanıtlayalım: “Kırk ölçüp, bir biçmeliler”

Bu halk deyimini biraz daha açacak olursak, önemli kişiler toplum karşısında konuşurlarken, söyleyecekleri sözleri önce kalplerine danışmalı, ondan sonra ağızlarından çıkarmalılar. Çünkü söz ağızdan çıktıktan sonra geri dönüşü artık mümkün değildir.

Söz söylendikten sonra, düzeltmeğe çalıştıkça batarsınız. Falih Rıfkı Atay’ın “İnsan yutan kumsallar” konulu seyahat yazılarında okumuştum. Sözü edilen kumsala bir girdiniz mi, çabaladıkça batıyormuşsunuz.

Bir kişiye ya da bir topluma hakaret içeren sözünüzü düzeltmeye çalıştıkça, yeni potlar kırmaya devam edersiniz.

Doğrusu nedir?

Önce düşünüp sonra konuşmaktır.

Yazarın Diğer Yazıları
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.