Dağların göğe yaslandığı, vadilerin sessizce insanın içine işlediği bir coğrafyadır Gümüşhane…
Sabahın ilk ışıkları Zigana’nın doruklarına düşerken, toprağın kokusu insanın ruhuna işler. Bu topraklar sadece taşla, toprakla değil; yüreği geniş, gönlü zengin insanlarıyla anlam kazanır.
Belki coğrafi olarak küçük bir şehirden söz ediyoruz ama yetiştirdiği değerler, taşıdığı insanlık mirası ve gönül zenginliğiyle Gümüşhane, aslında çok büyük bir yerdir.
28 Nisan 2026 Salı akşamı Ankara’da gerçekleştirilecek olan “Gümüşhane’ye Değer Katanlar Ödül Töreni”, işte bu büyüklüğün en güzel yansımalarından biri olacak.
Plakasından esinlenerek belirlenen 29 farklı dalda ödüle layık görülen hemşehrilerimiz, firmalarımız ve kurumlarımız; aslında bu şehrin sessiz kahramanlarıdır.
Nerede olursa olsunlar bana göre her biri, doğduğu toprağa bir iz bırakmanın, bir değer katmanın gayreti içinde olan insanlar…
Eskişehir gibi büyük şehirlerde yıl boyunca sanat, spor, edebiyat ve iş dünyasında sayısız ödül töreni düzenleniyor. Şehirler bu organizasyonlarla adeta kendilerini vitrine çıkarıyor. Yıllardır içimden “Neden Gümüşhane için böyle nitelikli organizasyonlar olmasın?” diye geçirirdim. Çünkü Gümüşhane, bunu fazlasıyla hak eden bir şehir. Sınırlarını aşan bir kent.
Hatırlıyorum; bundan birkaç yıl önce Ankara’da ve Gümüşhane’de Önder Turhan öncülüğünde düzenlenen ödül törenleri, bu özlemin ilk somut adımları olmuştu. Şimdi ise aynı ruhun, aynı heyecanın yeniden can bulduğunu görmek gerçekten umut verici.
Bu tür organizasyonlar sadece birer ödül töreni değildir; bir şehrin hafızasıdır, kimliğidir, geleceğe bırakılan izidir.
Elbette her hemşehrimizi ödüllendirmek mümkün değil. Ama gönül ister ki, bu altın kalpli insanların her birine ayrı ayrı teşekkür edilebilsin. Çünkü Gümüşhaneli olmak, sadece yaşamak değildir; paylaşmaktır, dayanışmadır, vefadır.
O sebeple bu topraklarda büyüyen her birey, bir şekilde o derin insanlık mirasından nasibini alır.
Bazen uzaktan, gurbette yaşarken bir şehir daha da anlam kazanır. Gümüşhane’nin adı geçen her organizasyon, her etkinlik, bizler için sadece bir haber değil; bir aidiyet duygusunun yeniden filizlenmesidir. Bu yüzden bu tür programların kıymetini bilmek, sahip çıkmak hepimizin sorumluluğudur.
Ne yazık ki her güzel işin karşısında kolay eleştirenler de olur. Klavye başında peşin hükümle yapılan yorumlar, verilen emeği çoğu zaman görmezden gelir. Oysa bu tür organizasyonlar; aylar süren hazırlık, ciddi bir emek ve büyük bir özveri ister.
Eleştirmek kolaydır, üretmek ise yürek ister.
Bugün yapılacak olan bu anlamlı program, aslında Gümüşhane’nin ruhunu sahneye taşıyacaktır. Bir şehrin gerçek zenginliği ne altınında ne gümüşündedir; onun insanındadır. Ve Gümüşhane, altın kalpli insanlarıyla zaten en büyük zenginliğe sahiptir.
Bu vesileyle, başta organizasyonu gerçekleştiren kardeşim, yüreğinde memleket sevgisini doruk noktada taşıyan ve yaşayan Önder Turhan ve ekibi olmak üzere, birbirinden değerli danışma kurulu üyelerine gönülden teşekkür ediyorum. 29 kategoride ödüle layık görülen tüm kişi ve kuruluşları yürekten tebrik ediyorum.
Dileğim odur ki; Gümüşhane’nin adını daha çok duyuran, değerlerini daha görünür kılan bu tür programların sayısı artsın.
Çünkü bu şehir, her yönüyle anlatılmayı, tanıtılmayı ve en önemlisi takdir edilmeyi hak ediyor.