Tarih 12 Eylül 1980… Saat 04.00… Kenan Evren darbe açıklamasını yapmıştı. Peki bu darbenin yapılmasındaki asıl amaç neydi? 12 Eylül, 15 Temmuz’un hazırlık aşaması mıydı? Başbakan Turgut Özal öncülüğünde Kenan Evren siyasal İslam’ın yolunu mu açtı? Gelin bunlara yanıt arayalım.
12 Eylül 1980’den önce olan sağ – sol kavgaları Alevileri de hedef altına aldı şüphesiz. Bahçelievler Katliamı, Kahramanmaraş Katliamı, Çorum Katliamı, Kızıldere Katliamı Abdi İpekçi Suikasti, Gün Sazak Cinayeti vs. bu darbenin yapılmasında en büyük gerekçe olacaktı. Gerçi sağ – sol kavgalarında o silahlar nereden temin ediliyordu vs. gibi sorularda insanın aklına gelmiyor değil. 12 Eylül Adaleti kitabında Uğur Mumcu, röportaj yaptığı bir savcı ile 12 Eylül hakkında konuşurken hakim MHP Genel Merkezi’ni aramaya geldiğinde bir rapor bulmuştu: O raporda ise Oramiral Nejat Tümer’in Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na getirilmesi, Koramiral Nejat Serim’in Donanma Komutanı olması ve Alparslan Türkeş’in masasında bir de askeri savcı ve yargıçların adının bulunduğu bir liste bulunuyordu. Raporunda yazdığı amirallerin gerekli makama getirilmesi şaşırtıcı açıkçası. Yargıçların bazıları artı işaretli iken bazıları eksi işaretli idi. Uğur Mumcu’nun bir diğer yazdığı kitap olan Tarikat – Siyaset – Ticaret adlı kitabın Bilmece adlı kısmında Kenan Evren’i kast ederek ona Süleymancı diyordu. 12 Eylül 1980 öncesi çıkan kavgalar aslında 12 Eylül’ün yapılma gerekçelerinden bir tanesiydi. 12 Eylül’ü kim yaptıdan çok günümüze etkilerimizi konuşmamız gerekir. YSK verilerine göre 1982 Anayasası’nda en çok evet çıkan iller 2. 146.443 evet oyuyla İstanbul, 1.233.395 evet oyuyla Antalya, 936.708 evet oyuyla İzmir, 562.010 evet oyuyla Bursa, 531.016 evet oyuyla Adana, 440.100 evet oyuyla Manisa en çok evet oyu çıkan 5 il olmuştu. %92 oy oranıyla 1982 Anayasası kabul edildi. Kenan Evren’in deyişiyle “bir sağdan bir soldan” 50’ye yakın idam oldu. 50’ye yakın idamdan ülkücüler de idam edildi. Torul Ülkü Ocakları kurucu başkanı, sevdiğim, saydığım bir yazar olan Turgay Bostan “hakimler, genelde solcu idi. Bizim müebbet yediğimiz olaydan onlar serbest kalıyordu.” demişti. Neredeyse Gerçi Alparslan Türkeş’te 60 İhtilali’ni yaptıktan sonra 63 yılında ülkeye geri dönmüş ve Talat Aydemir ile bir darbe yapacaktı. Türkeş, albaydı. Niye 80 İhtilali’ne karşı çıktı, bilemiyoruz. 1983’e kadar gazeteler, dergiler ve siyasi partiler kapatılmış, gazete ve dergide yazan kişiler ve siyasi partilerin liderlerini içeri almıştır. 1983’te kalkan siyasi yasak sonucu Özal ANAP’ı Türkeş MHP’yi, Ecevit DSP’yi, Erdal İnönü SHP’yi, Demirel DYP’yi kurmuştu. Kenan Evren, 80 İhtilali öncesi yurt dışına çıkan Kadir Mısıroğlu’nu, savcı katili Yılmaz Güney’i vs. vatandışlıktan çıkarmıştı. Cumhurbaşkanı Kenan Evren ve Başbakan Turgut Özal öncülüğünde din dersleri zorunlu kılındı, türban yasağı getirildi, Nakşibendi üyesi Turgut Özal’ı başbakanlığa getirerek devlette cemaatleşmenin önü daha da açıldı… Günümüze gelir isek 12 Eylül’ün tohumlarını solcular değil sağcılar toplamakta. Sağcıların şiddetle karşı çıktığı Kenan Evren, din derslerini zorunlu kılarak binevi sağcıların önünü açtı. Bu inkar edilemez. Günümüzde dinden prim yapanların önceliği Müslümanların kutsal kitabı Kur’an ve şüphesiz zorunlu din dersleridir. Türban yasağını kanunlaştırıldı ama bu da ters etki yapıp sağcılara yaradı. Milli görüş kimliğini çıkaran kişilerden bazıları iktidar olduktan sonra ve önce türbanı dillerinden düşürmedi. Turgut Özal’ın gelmesi ile birlikte kadrolaşan cemaatler 15 Temmuz 2016’dan sonra darbe yapacak hale geldi. Bu da inkar edilemez. Kenan Evren’in ve Tahsin Şahinkaya’nın rütbeleri söküldü ve ömür boyu müebbet hapis yatmıştır. 2015’te bütün MGK üyesi komutanları öldü fakat geriye bıraktıkları tek şey halen yürürlükte olan 1982 Anayasası olacaktı…