enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Kaya: “Su var, toprak var, baraj var… Ama tarım hâlâ dış ticaret açığı veriyor”

Anahtar Parti Gümüşhane İl Başkanlığı, Türkiye’nin en verimli tarım havzalarından biri olan Fırat–Dicle Bölgesi’nin yıllardır büyük yatırımlar almasına rağmen tarımda dış ticaret açığı vermeye devam ettiğini belirterek tarım politikalarına yönelik kapsamlı bir yazılı açıklama yayımladı.

Kaya: “Su var, toprak var, baraj var… Ama tarım hâlâ dış ticaret açığı veriyor”
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
19.11.2025 15:46
0
A+
A-

Anahtar Parti İl Başkanlığı açıklamasında, GAP ve Silvan gibi dev projelere rağmen bölgenin tarımsal üretimde hâlâ istenen seviyeye ulaşamadığını vurgulayarak; sorunun su veya toprakta değil, plansız yönetim, gelir dağılımı adaletsizliği ve dağınık üretim modelinde olduğunu ifade etti.

Yapılan açıklamada, çözüm olarak “Birlikte Üretim ve Havza Koordinasyon Modeli” önerildi.

Anahtar Parti Gümüşhane İl Başkanlığı tarafından yayımlanan açıklama şu şekilde:

“Türkiye’nin en verimli havzalarından biri olan Fırat–Dicle Bölgesi’nde, 1977’de başlatılan Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP), bölgeyi tarımda güçlü bir üretim merkezine dönüştürmek amacıyla tasarlanmış büyük bir kalkınma hamlesiydi. Amaç; suyu yönetmek, toprağı verimli kılmak, sulama kapasitesini artırmak ve kırsal kalkınmayı hızlandırmaktı.

Aradan yıllar geçti… Atatürk Barajı başta olmak üzere onlarca baraj, enerji tesisi, sulama tüneli ve şebekesi tamamlandı. Bugünün parasıyla 100 trilyon lirayı aşan kamu yatırımı GAP’a aktarıldı. Son yıllarda bu yatırımlara Silvan Barajı gibi dev projeler de eklendi. Hâlen yapımı süren Silvan Projesi, 255 milyar TL maliyetle 2,35 milyon dekar araziyi suyla buluşturacak kapasiteye sahip. Yani devlet, GAP bölgesine dün de bugün de devasa bir altyapı sermayesi aktarmıştır. Fakat tüm bu yatırımlar bölgenin tarımsal dış ticaret dengesine yansımamıştır.

Anahtar Parti İl Başkanı Muhammet Kaya olarak soruyoruz: “Bu bereketli topraklarda tarım neden kendi kendini karşılayamıyor?”

13 Yılda 7,9 Milyar Dolar Tarımsal Dış Ticaret Açığı

Resmî verilere göre 2013–2025 arasında:

  • Tarımsal ithalat her yıl ihracatı aşmış,
  • Toplamda 7,9 milyar dolarlık dış ticaret açığı oluşmuştur.

Bu tablo, suyu ve toprağı olan bir bölgede üretimin neden artmadığını sorgulatmaktadır.

2023 Rakamları Fotoğrafı Netleştiriyor

2023 yılında bölge:

  • Tarımsal ihracat: 1,3 milyar dolar
  • Tarımsal ithalat: 1,6 milyar dolar

Tarım sektörü, bir yıl daha kendi ihtiyacını karşılayamamıştır.

A Parti İl Başkanı Kaya: “Sorun su değil, sorun toprak değil; sorun yönetim ve örgütlenme biçimidir.”

Gerçek Sorun: Yapısal Eşitsizlik ve Dağınık Üretim

Bu coğrafya binlerce yıldır dünyanın en verimli üretim havzalarından biridir.

Sorun doğal kaynaklarda değil, üretimi taşıyacak adil ve planlı bir yapının kurulamamasındadır.

Mevcut tablo:

  • Toprağın %63’ü, nüfusun küçük bir bölümünün elinde.
  • Halkın %81,5’i yalnızca %37’lik araziyi işletiyor.
  • Hanelerin %51’i küçük ve parçalı arazilere sahip.
  • Üreticilerin %6’sı tamamen topraksız.
  • Tarımsal gelirin %70’i, sadece %1,5’lik bir kesime gidiyor.

Bu dağılım, üretimi tabana yaymayı imkânsız hâle getiriyor. Refahın neden geniş halk kesimlerine ulaşmadığı burada saklıdır.

ÇÖZÜM: Birlikte Üretim ve Havza Koordinasyon Modeli

Sorun altyapı değil; üretimin örgütlenme biçimi ve gelir yapısıdır.

Bu nedenle İl Başkanı KAYA olarak çözümümüz nettir:

1-Binlerce küçük çiftçi, kooperatif çatısı altında tek bir büyük üretim işletmesi gibi yönetilecek.

2-Devlet girdileri karşılayacak: tohum, gübre, enerji, su.

3- Üretim planlaması kooperatif tarafından yapılacak.

4-Mahsulü devlet satın alacak.

Bu model sayesinde:

  • Parçalı araziler tapular üreticinin cebinden kalmak şartıyla birlikte ekilecek birlikte yönetilecek,
  • Küçük çiftçi büyük üreticiyle eşit şartlarda üretim yapacak,
  • Gelir adaleti sağlanacak,
  • Katma değerli ürün üretimi artacak (Antep fıstığında yağ, ezme, kaplama, endüstriyel ürün),
  • Bölgenin dış ticaret açığı kapanacak,
  • Halk, yıllardır ulaşamadığı refaha kavuşacaktır.

Sonuç: Sorun Doğal Kaynaklarda Değil, Üretim Modelindedir

İl Başkanı Kaya: “Toprak bizim. Su bizim. Baraj bizim. Ama üretim modeli bize ait değilse refah da milletimize ait olmaz.”

Artık: Bu toprağın gücü, bu halkın emeği, bu ülkenin kaynakları, birlikte üretim modeliyle buluşmalı; tarımsal dış ticaret açığı kapatılmalıdır.

Biz kararlıyız. Bu bereketli topraklar yeniden milletin sofrasına, üreticinin cebine güç verecek. Ve artık yalnızca birkaç büyük aile değil, bölgenin tamamı yükselecek.”

BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.