Türkiye’nin ilk kâğıt Fabrikası olan İzmit’teki SEKA ve ardından ülkemizin çeşitli yörelerinden ki kâğıt fabrikalarının tümü özelleştirildi. Şimdi, yalnız kâğıt türleri değil, matbaaların kullandığı tüm malzemeler de pahalandı.
Son 15 yılda kâğıda %462 oranında zam geldi.
2021 yılında yalnız yazı kâğıda gelen zam yüzde yüz altmış sekizdir.
Anadolu gazeteleri gazetelerin yanı sıra baskı işleri de yapıyorlar. Çünkü gazetelerin en büyük maddi kaynağı resmi ilanlardır. İkinci bir gelir kaynağı bulmadan ne gazeteler yürür ne de matbaalar.
Kâğıt ve matbaa malzemelerinin tümü dışarıdan dolar karşılığı alınıyor. Türk parasının da dolar karşısında ne kadar değer kaybedeceği önceden kestirilemediği için geleceğe yönelik, özellikle matbaalar açısından bir fiyat verilemiyor.
Paramızın bu durumu, yalnız gazete ve matbaalar için değil, tüm sektörler için de aynıdır.
Kâğıt fabrikaları satılırken hiç olmazsa bir tanesi devlette kalmalıydı.
Şeker fabrikalarının tümü de satıldığı için, şeker de satıştan önceki duruma göre yüzde 400 pahalandı. Şeker fiyatlarının da nerede duracağı da belli değil.
Konumuz gazete ve matbaaların durumudur. Biz yine kendi konumuza dönelim.
Son birkaç yıl içinde gazete ve matbaalar birer birer kapanıyor. Elimde bu konuda kesin bir rakam yok. Gazetelerin ve matbaaların kapandığını baskı makinelerinin ve malzemelerinin satış ilanlarından öğreniyoruz.
Bilmeyenler, gazetelere verilen resmi ilanların devlete yük olduğunu sanırlar. Bir ara tüm resmi ilanların durdurulacağını, ihale ilanlarının yalnız resmi gazetelerde yayınlanacağını haber almıştık. Ancak, ülke gelenindeki tüm gazetelerden büyük tepkiler gelmeye başladı.
İlan konusunu bu sütunlarda birkaç kez yazmıştım. Bir kez daha yazma gereğini duyuyorum.
Kamu kurumlarının verdiği ihale ilanları gazetelerde yayınlanınca, pek çok iş insanı haberdar oluyor ve işi almak için yüzde 25’le hatta daha üstüne çıkarak tenzilat yapabileceğini bildiriyor.
Resmi gazetedeki ilanı her iş insanı duyamayabilir.
On milyonluk bir iş gazetede yayınlanınca ihaleye girenler işi alabilmek için yüzde 20 tenzilat yapsalar, devlete bırakılacak meblağ 2 milyon eder. Gazetelere verilecek ilan ücreti de 2.500 ya da 3000 TL’dir. Kamunun buradaki kârı 1 milyon 997 bin liradır.
Bu durumda gazetelerin devlete kârı mı var zararı mı?
Gazetelerin görevi yalnızca ilan almak değil, onunla birlikte kamunun çalışmalarını duyurmak, güzellikleri, yararlı hizmetleri desteklemek, hatalı durumları düzeltme yönünde görüş beyan etmeleri, düşünce üretmeleri ve daha sayılmayacak kadar çok yararları vardır gazetelerin.
Zamlar yüzünden yüzlerce gazetenin kapanması demek binlerce çalışanın da işsiz kalması demek.
Gazete kâğıtlarının ve diğer malzemelerin gazetelere daha uygun fiyatlarla verilmesi konusunda bir şeyler yapılmalıdır.
Aksi halde, yazık olur gazetelere, gazete ve matbaalarda çalışanlara ve gazete okuyucularına.