Alman Goethe; “Herkes kapısının önünü süpürürse dünya temiz olur” Demiş. Biz de bunu; Şehir temiz olur a çevirmişiz.
Bu sözde, gerçek payı var mı?
Var.
Sanırım üzerinden birkaç yıl geçti. Kütüphaneye çıkan merdivenlerin üzerinde oturan kızlı-erkekli gençlerin, basamakları çekirdek kabuklarıyla kirlettiklerini gördüm. Gençleri uyardım; “Bakın” dedim, “Çekirdekleri basamaklardan toplayarak aldığınız kâğıt torbaya koyabilirsiniz” “Belediyenin işi ne?” dediler. “Oturduğunuz yerleri, üzerinden geçtiğiniz basamakları kirletmek size yakışıyorsa, söyleyecek başka bir şeyim yok” diyerek yanlarından ayrıldım. Biraz daha dikleşsem başım derde girecekti. Ben onların babalarının değil, dedelerinin yaşında bir insandım. O öğrencilerde saygı, anlayış yoksa, siz ne yapabilirsiniz?
Başkalarına ait binaların duvarlarına, inip çıktıkları basamaklara siyasi sloganlar yazıyorlar, sevdiklerinin isimlerini yazıyorlar, resimler yapıyorlar, ne kadar çirkin!
Hiçbir uygar ülkede, caddeleri, sokakları, binaları kirletenleri göremezsiniz.
İyi bir eğitim almış bir yakınımız, gittiği Almanya’da bir tanıdığı, arabasıyla gezdiriyormuş. İkram ettiği meyvenin kabuğunu Türkiye’deki alışkanlıkların bir sonucu olarak, camı açıp atmak istemiş. Birden aklına Almanya’nın bir şehrinde olduğu gelmiş, hemen camı kapatmış ve kendisini gezdirene sormuş: “Bu kabukları atsaydım, ne olurdu?”
Arkadaşı; “Arkamızdan gelen bir sürücü, arabanın plakasını alır, bulunduğumuz yeri de belirler polise telefon ederdi. Polis kısa zamanda önümüzü keser, ceza yazardı. Almanya da bu tür hataları hiç kabul affetmezler”
Şehirleri temiz tutmak belediyelerin görev ama bizim görevimiz, hatta sorumluluğumuz da kirletmemektir.
Bir kentin uygarlıktan nasibini alıp almadığını, o kentin ortak alanlarını gezerek saptayabilirsiniz.
Ortak alanlar nereleridir?
Ortak alanlar; parklar bahçeler, caddeler, sokaklar, genel tuvaletler, mezarlıklar vb.
Bunların temiz ve düzenli olup olmaması o kentte yaşayanların uygar olup olmadıkları gösterir.
Bizim yaşadığımız kentimiz için bir şey söylememe sanırım gerek kalmadı.