Bilindiği gibi Rusya Devlet Bakanı Gorbaçov döneminde Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri sistem olarak dağılmış ve bağlı cumhuriyetler birer birer bağımsızlıklarını ilan etmişlerdi.
Ukrayna’da bağımsızlığa kavuşan ülkeler arasındaydı.
Ukrayna’nın doğu bölgelerindeki eyaletlerde, çoğunlukla Rus kökenli vatandaşlar yaşıyordu.
Rusya, önce Kırımı Ukrayna’dan koparıp kendine bağlamıştı.
Yine Rusya, daha önce de Gürcistan’ın bir bölümünü koparmış ve kendine bağlamıştı.
Belli ki, Rusya, kendisinden ayrılan devletlerle ilişkilerini kesmek istemiyor.
Ne demek bu?
Gerek iç gerekse dış politikada, Rusya’ya karşı bir tavır alınmayacak. Rusya’dan kopan ve bağımsızlıklarını ilan eden devletler yine bağımsız kalacak ama Rusya’nın istekleri de Demokles’in kılıcı gibi başlarında asılı duracak.
Ukrayna, Rusya’dan çok batıya yaklaşma istedi. Hatta bu istekle de kalınmadı, Ukrayna’nın NATO’ya alınması söylentileri yayılmaya başlandı.
NATO demek, ABD demek, bunu herkes biliyor. ABD, NATO aracılığıyla Rusya’yı çember içine almaya çalışıyor.
Rusya’ da ABD’nin bu tutumunu boşa çıkarmak niyetinde. Daha doğrusu kendini tehlikeye atmak istemiyor.
Gerçekte, Rusya ile Ukrayna arasındaki bu savaşın çıkış nedenini biraz da ABD’de aramak gerekiyor.
Bu satırların yazıldığı saatlerde, Ukrayna’nın askeri alanda stratejik alanları bombalanıyordu. Rusya, her ne kadar sivil hedeflere dokunmadıklarını ileri sürse de hiç kuşku yok, sivillerden ölenler de olmuştur.
ABD ile birlikte Avrupa’dan Fransa, Almanya, İngiltere gibi ülkeler, Rusya’ya karşı ekonomik baskılarını başlatacaklarını ve artırarak sürdüreceklerini söyleseler de Rusya bu tehditlere aldırış etmemiş görünüyor.
Biz (Türkiye olarak) ne yapacağız.
Bizim bu savaşta taraf olmamız elbette düşünülemez.
Batılı ülkeler ve ABD istese de Montrö antlaşmasına göre boğazları (Çanakkale Boğazı ve İstanbul boğazını) savaş nedeniyle müttefiklerimizin isteği doğrultusunda kesinlikle savaş gemilerine kapalı tutmaya devam edeceğiz.
Dün ( 24 Şubat 2022 Perşembe) öğleden sonra Cumhurbaşkanımızın başkanlığında ilgili komite üyeleri toplanacak ve tavrımızı ortaya koyacak. Bu toplantının yapıldığı saatlerde gazetemiz (Kuşakkaya) baskıya girmiş olacağından, sözünü ettiğimiz toplantıyla ilgili bir kararı yazımıza ekleme olanağımız olmayacak.
Umarız, batılı ülkeler de yangına körükle gitmez, Rusya da verdiği tahribatı daha da ilerletmez.
Bekleyip göreceğiz sonucu.