Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Gümüşhane Milletvekili ve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi Musa Küçük, suça sürüklenen çocukların durumunun yalnızca adli bir mesele olmadığını, aileyi, eğitimi ve toplumun geleceğini ilgilendiren çok yönlü bir konu olduğunu bildirdi.
Milliyetçi Hareket Partisi Gümüşhane Milletvekili ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi Musa Küçük, TBMM Genel Kurulunda suça sürüklenen çocuklara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Çocukların suça sürüklenmesinin yalnızca adli bir süreç olarak görülmesinin eksik bir yaklaşım olacağını kaydeden Küçük, konunun aile, eğitim, sosyal hizmetler ve toplumun geleceğiyle doğrudan bağlantılı multidisipliner bir yapı taşıdığını ifade etti.
“Çocukların Sağlıklı Gelişimi Ortak Sorumluluktur”
Çocukların güven içinde büyüme, nitelikli eğitim alma ve sevgi dolu bir aile ortamında yetişme hakkına sahip olduğunu vurgulayan MHP’li Musa Küçük, “Suça sürüklenen her çocuk, yeniden topluma kazandırılmalıdır” dedi.
Çocukların sağlıklı bireyler olarak topluma katılımının sadece ailelerin omuzlarında bir yük olmadığını belirten Küçük, “Çocuklarımızın güvenli bir ortamda yetişmesi, devletin, eğitim kurumlarının, yerel yönetimlerin ve tüm toplumun ortak sorumluluğudur. Bu süreçte adli sistemin ötesine geçilerek aile, eğitim, sosyal hizmetler, sağlık ve güvenlik birimlerinin tam bir koordinasyon içerisinde hareket etmesi zorunluluktur” ifadelerini kullandı.
Anayasal Güvence ve BM Sözleşmesi Vurgusu
Hukuki çerçeveye de değinen Musa Küçük, Anayasa’nın 41’inci maddesinin çocuk haklarını koruma altına aldığını, 61’inci maddesinin ise korunmaya muhtaç çocukların topluma kazandırılmasını devlete bir yükümlülük olarak yüklediğini hatırlattı. Türkiye’nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler (BM) Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin de her uygulamada “çocuğun üstün yararı” ilkesini esas aldığına dikkati çeken Küçük, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun önemine değindi.
Küçük, söz konusu kanunda yer alan koruyucu ve destekleyici tedbirlerin sahada etkin uygulanmasının, çocukların eğitim süreçlerinden kopmadan topluma entegre edilmesinde kilit rol oynadığını belirtti.
Risk Faktörleri ve Erken Tespit Mekanizmaları
Çocukları suça iten etkenlere dikkat çeken Musa Küçük; eğitimden kopma, aile içi olumsuzluklar, bağımlılık, ihmal, istismar ve çevre koşullarının büyük risk barındırdığını belirtti. Risk altındaki çocukların erken dönemde tespit edilmesinin şart olduğunu savunan Küçük, okul-aile iş birliğinin artırılması ve rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiğini bildirdi. Spor, sanat, kültür ve bilim faaliyetlerine katılımın yaygınlaştırılmasının çocuklardaki özgüveni artıracağını ifade eden Küçük, güvenli sosyal yaşam alanlarının önemine işaret etti.
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin aile yapısına dair sözlerini anımsatan Küçük, “Sağlam bir aile yapısını her zaman ön planda tutan Türkler, tarih boyunca varlıklarını korumuşlar ve güçlü devletlere sahip olmuşlardır. Bu yüzden Türk aile yapısının söz konusu tehditlere karşı korunması gerekmektedir” görüşünü paylaştı.
“Temel Hedef Cezalandırma Değil Rehabilitasyon Olmalıdır”
Suça sürüklenen çocuklara yönelik politikalarda temel yaklaşımın değişmesi gerektiğinin altını çizen Musa Küçük, “Çocuklarımıza yaklaşımda temel hedefimiz cezalandırma değil; rehabilitasyon, psikolojik destek, aile danışmanlığı ve yeniden topluma kazandırma olmalıdır” dedi.
Konuşmasının son bölümünde Meclis Araştırma Komisyonu yetkililerine ve kurum çalışanlarına teşekkür eden Küçük, “Çocuklarımız geleceğimizin teminatı ve milletimizin en kıymetli hazinesidir. Onlar için atılacak her adım, ülkemizin yarınlarına yapılmış en değerli yatırımdır. Suça Sürüklenen Çocukların Durumunun Araştırılması Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu Başkanı ve üyelerine yürüttükleri çalışmalardan ötürü teşekkür ediyorum” değerlendirmesinde bulundu.