İlkbaharın gelmesiyle mantar sezonunun başladığı Gümüşhane’de doğadan toplanan mantar zehirlenmelerine dikkat!
Gümüşhane’de bahar mevsimiyle birlikte havalarda ısınınca vatandaşlar doğada kendiliğinden yetişen protein deposu mantarları toplamaya başladı.
Kültür mantarına kıyasla doğadan toplanan yabani mantarlar; ormanlık alanlarda, yol kenarlarında ve ağaç diplerinde yetişmekte. Ancak, çeşitlerinin geniş bir yelpazede yer aldığı yabani mantarların zehirli ve zehirsiz birçok türü bulunmakta.
Uzmanlarca mantar zehirlenmelerinin çoğu doğadan toplanan yabani mantarların bilinçsizce tüketilmesi sonucu oluyor. Mantar zehirlenmesi daha çok sonbahar ve ilkbaharda görülüyor. Bu mevsimlerde yağış ve güneş ışığı, toprak ve sıcaklık koşulları mantar türlerinin büyümesinde gerekli ortamı oluşturmakta.
Mantar zehirlenmelerinde ortaya çıkan erken belirtiler ise; karın ağrısı, bulantı, kusma, ishal, kalp çarpıntısı, halüsinasyon, kan şekeri yükselmesi ve düşük tansiyon olarak gözlemlenmekte. Zehirli mantarın tüketilmesi sonucunda böbrek ve karaciğer bozukluğu, alerji ve sonrasında şok geçirilmeye kadar gidebilecek sağlık sorunlarına neden olması ise sık karşılaşılan zehirlenme sonucu tahribatlar olarak görülüyor.
Karadeniz Bölgesi’nde bulunan evcikkıran ve köygöçüren mantarı Türkiye’de ölümcül zehirlenmelerin yüzde 95’inin sebebi olarak gösteriliyor.
Bölgede yaygın halde toplanan kuzu göbeğine çok benzer yalancı kuzu göbeği, kuzu göbeği ebesi, ekşi memet karıştırılabilir ve zehirlenmelere neden olabilir.
Bölgede yaygın halde toplanan kanlıca mantarının zehirli türü olan yalancı kanlıca mantarı (omphalotus olearius) ile gerçek kanlıca mantarının (cantharellus cibarius) rengi ve lamelleri karıştırılabiliyor. Gümüşhane’de ise doğada damar veya evlek diye tabir edilen bölgelerde bulunan ve mevsim itibariyle ilk olarak toplanmaya başlanan “mavi saplı çaşır” en çok tercih edilen yabani mantar türü olma özelliği taşıyor.
Haber: Zeynep KAYA