enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

TÜRKAV’ın Konuğu Vedat Soner Başer oldu

TÜRKAV’ın Konuğu Vedat Soner Başer oldu
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
01.06.2022 17:58
0
A+
A-

TÜRKAV tarafından Türk Kahvesi, Kırmızı Koltuk, Gümüş Kalem konseptli ayın konuğu programında Mayıs ayının konuğu  Ecz. Vedat Soner Başer oldu.

Türkiye Kamu Çalışanları Kalkınma ve Dayanışma Vakfı (TÜRKAV) Gümüşhane Şubesi tarafından her ay düzenlenen ayın konuğu programına bu ay, Eczacılar Odası Gümüşhane İl Temsilcisi ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Gümüşhane Merkez İlçe İl Genel Meclis Üyesi Ecz. Vedat Soner Başer konuk edildi.

Özel İdare İş Merkezindeki TÜRKAV Gümüşhane şubesinde düzenlenen programda Başer, kentte görev yapan gazetecilerle bir araya gelerek yerel, ülke ve MHP gündeminde ki birçok konu hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Ecz. Vedat Soner Başer’in konuk edildiği ayın konuğu programına TÜRKAV Gümüşhane Şube Başkanı Ercan Küçüköner, MHP Torul İl Genel Meclisi üyesi Kemal Emiroğlu, Gümüşhane Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sezai Köprülü ve MHP teşkilat üyeleri katıldı.

Programın açılış konuşmasını yapan TÜRKAV Gümüşhane Şube Başkanı Ercan Küçüköner, programlarında topluma ışık tutan kişileri konuk aldıklarını ifade ederek, “TÜRKAV Gümüşhane şubesi olarak yerel basımızı, STK temsilcilerimizi çok önemsiyoruz. Yerel basını güçlü olan kentlerde siyaseti ve bürokrasiyi diri tutuyor. Bizler Gümüşhane’nin kanaat önderlerini ve basınını çok önemsediğimiz için bu programları yapıyoruz.  Toplumdan saygı gören ve topluma ışık olan önderlerimizi konuk alıyoruz. TÜRKAV’ın kapısı herkese açıktır. Bize katkı sunan herkese çok teşekkür ediyorum” dedi.

“Siyaset ile Ticareti Bir Arada Yürütmek Çok Zor”

Eczacılar Odası Gümüşhane İl Temsilcisi ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Gümüşhane Merkez İlçe İl Genel Meclis Üyesi Ecz. Vedat Soner Başer ise gazetecilerin sorularını yanıtlamadan önce yaptığı konuşmada siyaset ve ticareti bir arada yürütmenin zorluğuna değinerek,  “ Siyaset ile ticaretin bir arada götürülmesi çok zordur. Bu millet bizi belli bir yere taşıdı. Bizim buralara gelmemizde milletimizin büyük katkısı var. Ben hep devlet okullarında okudum ve devlet yurtlarında kaldım. Devletimizin bize bir yatırımı oldu. Bizlerin devletimize karşı bir sorumluluğu var. Biz siyaseti bir fırsat aracı olarak görüyoruz. Siyaseti; vatandaştan aldığımızı tekrar vatandaşa geri verme aracı olarak görüyoruz. Bu dengeyi götürebilmek içinde tabi ki çok çalışmak gerekiyor. İnsanüstü gayret göstermek gerekiyor. İyi bir denge için bunlar şarttır. Şükürler olsun ki bu zamana kadar bizlerde bu enerji oldu.  Ailemizden gelen tecrübede çok önemlidir. Zorlandığımız anlar oldu. Ortaya güzel şeyler çıkınca insanın yorgunluğu kalmıyor. Şahıs olarak bir problemi çözdüğüm zaman veya çözülmesine yardımcı olduğum zaman inanın çok mutlu oluyorum” diye konuştu.

Türkiye Kamu Çalışanları Kalkınma ve Dayanışma Vakfı (TÜRKAV) Gümüşhane Şubesi tarafından her ay düzenlenen ayın konuğu programına bu ay, Eczacılar Odası Gümüşhane İl Temsilcisi ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Gümüşhane Merkez İlçe İl Genel Meclis Üyesi Ecz. Vedat Soner Başer konuk edildi.

Özel İdare İş Merkezindeki TÜRKAV Gümüşhane şubesinde düzenlenen programda Başer, kentte görev yapan gazetecilerle bir araya gelerek yerel, ülke ve MHP gündeminde ki birçok konu hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“MHP’de Siyaset Yapan Herkes Adaydır”

Konuşmasına gazetecilerin sorularını yanıtlayarak başlayan Başer, ortaokul yıllarından bugüne kadar ülkü ocakları teşkilatımızın içinde olduğunu ve bu kentte ki insanların her zaman sevgisini kazanmış olmanın çok önemli olduğunu söyleyerek, “Okul yıllarımda her zaman ocağımızın temsilciliğini yaptım.  Üniversitede ise kurucu teşkilat başkanlığı yaptım. Mezun olup geldikten sonrada MHP’de yöneticilik yaptım. Ben Gümüşhane’de yaşıyorum ve bu kentte insanların sevinçlerine, hüzünlerine ortak oldum. Biz bunları yaşarken bir hesabımız olmadı. Sosyal olaylarda hesap yapılmaz. Biz bunları siyasi bir amaç güderek yapmadık. Sosyal hayat zaten bunları getiriyor. Küçük bir şehirde yaşıyoruz. Bu neden bütün insanlar arkadaşlığımız ve dostluğumuz oluyor. Bu durumunda siyasi yansıması ise doğal olarak oluşuyor. Bundan kaynaklı yapılan seçimlerde kişisel oylarımın yüksek olduğunu düşünüyorum. Gurur verici bir durum… Adaylıkla ilgili ise gelecek ne gösterecek bilemiyorum. Her şey nasip kısmettir. Milliyetçi Hareket Partisinde siyaset yapan her arkadaşımız her zaman adaydır. Bu çok normal bir durumdur. Ben bir adaylık için üç kriterin olması gerektiğini düşünüyorum. Bir tanesi aday olacak kişi adaylığı isteyecek. İkincisi aday olacak kişiyi teşkilatınız isteyecek. Üçüncü ve en önemli kriter ise halkın aday olacak kişiyi istemesidir. Bu üç unsur bir araya geldiğinde her arkadaşımız her yere aday olabilir. MHP’nin bu zamana kadarki siyasi anlayışı hep böyle olmuştur. Her ülkücü her koltuğa taliptir. Her türlü adaylığa adaydır. Bende bunlara adayımdır. Bende buna öğreticilikten geldim.  Adaylıklar nasip ve takdirdir. Teşkilatımız ve halkımız bizi nereye layık görürse biz her daim orada olmaya hazırız. Bizler vatandaşımızın emrindeyiz” söylemlerinde bulundu.

“Cumhurbaşkanı Adayının Büyük Destek Verilerek Seçilmesi Gerekir”

Açıklamalarının devamında cumhur ittifakı ve 2023 seçimleri hakkında kendisine yöneltilen soruları cevaplayan Başer, “Önümüzde 2023 yılında yapılacak olan seçimler var. MHP teşkilatı olarak bu seçimi çok önemsiyoruz. Allah korusun, Türkiye’miz bugün Akdeniz’de, Suriye’de, Irak’ta ve Libya’da büyük bir mücadele veriyor. Özellikle Ege’de Yunanistan ile bir savaş çıkar mı? Çıkmaz mı tartışmaları var.  Amerika tonlarca üst kurmuş. Herhangi bir olumsuz durumda; acaba biz buralardan çekilecek miyiz? Ülkemizin buralarda büyük kazanımları var. Bu kazanımları terk edip gidecek halimiz yok. Bu noktada muhalefetin söylemleri ortadadır. Bu söylemleri vatandaşımızın takdirine bırakıyorum. Bu nedenle Cumhur İttifakının göstereceği Cumhurbaşkanı adayı; kesinlikle bizimde büyük destek verilerek seçilmesi gereken bir aday olacaktır.  Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı seçmek için bizler AK Partililerden daha çok gayret göstereceğiz. Çünkü bizim genel başkanımız Devlet Bahçeli’nin talimatı bu şekilde olmuştur.  Genel başkanımızın ayağını kaldırdığı yere bizler ayağımızı basarız. Milletvekilliği seçimlerde ise; ben inanıyorum MHP en az bir vekil çıkartacak. Sahada bunun izlerini görüyorum.  MHP hiçbir şey talep etmeden devletinin yanında duruyor. Biz bakanlık, müdürlük almadık. Milletimizde bunu görüyor. 2023 seçimlerinde Cumhur İttifakı olarak iyi sonuçlar alacağımıza inanıyorum” şeklinde konuştu.

“Katırlarla Bile Gidilecek Yol Yoktu”

Son dönemlerde kamuoyunun gündeminde oldukça yer edinen yer edinen Kürtün’ ün köylerinin Giresun’a bağlanması talepleri ile ilgilide düşüncelerini paylaşan Başer, “Daha önce Kürtün’ ün iki köyü için referandum yapıldı. Bu iki köyün bağlanma taleplerinin oranları biraz manipülasyon biraz yönlendirme ile yüksek çıktı. Bu Günyüzü ve Üçtaş köylerinin ayrılma taleplerinin sebepleri de hizmet alamamaktı. Bu köylere Gümüşhane’den aktarılan kaynaklar ve gönderilen paralar Tirebolu İlçe Özel İdaresine ayrılan para kadar neredeyse. Yani bir ilçeye aktarılan kaynak kadar biz o iki köye kaynak aktarıyoruz. Gümüşhane’nin gerek Özel İdaresi gerekse diğer kamu kuruluşlarının bu iki köye hizmeti az götürdü veya ihmal edildi vs. gibi bir söylem son derece yanlış ve halkı yanıltıcı bir söylemdir. Hizmet alamadığını iddia eden bu iki köy daha önce de oradan bize bağlanmıştır. O zaman ki gerekçeleri de aynıydı. 2 yıl önce biz iyi ki Gümüşhane’ye bağlanmışız bizim katırlarla gidecek yolumuz yokken şimdi sıcak asfalt yolumuz var diyen halka 2 yıl içerisinde ne olmuş olabilir? Bunlar tamamen manipülasyondan ibarettir. Bu olayda farklı pazarlığa giren bazı kişiler vatandaşı kullandı. Vatandaşlar yanıltıldı. Bizim burada ki en büyük eksiğimiz; gerek bizlerin, gerekse Kürtün’ de bulunan parti teşkilatlarımız ve orada ki seçilmiş arkadaşlarımız bunu daha iyi anlatabilirdi. Sahada işin politik boyutunda eksik kalmışız. Orada ki iki muhtar bizim parti teşkilatlarımızdan ve seçilmiş insanlarımızdan daha iyi propaganda yaptılar. Bizde Gümüşhane İl Genel Meclisi olarak o noktada eksik kaldık. Propaganda olarak eksiğimiz var ama hizmet olarak eksiğimiz yok” dedi.

Yine Kürtün’ de bulunan Kırgeriş, Damlı ve Bağlama köylerinin harita manasında Trabzon’a bağlanması noktasında İl Genel Meclisinin bir söz hakkı olmadığına vurgu yapana Başer, “Bu karar tamamen İç İşleri Bakanlığının alabileceği bir karardır. Bizde sizlerin aracılığı ile basından öğrendik. Gerekli girişim ve tepkilerde bulunduk tabi ki ve bunun sonucunda belli bir yol kat edildi. Ankara’dan ilgili kişiler geldi ve o üç köy ile alakalı tekrardan gerekli etüt çalışmaları yapıldı. Benim son edindiğim bilgiye göre bu durumun düzeleceği noktasında umudumuz fazla. Raporlarda bizim lehimize yazılmış. Zaten 1950 tarihli kayıt ve belgelerde özellikle yaylaların bize bağlı olduğu net. Hakkımızı koruyacağız. Sivil toplum örgütlerimiz bu konuda oldukça aktif. Gerekirse mahkeme boyutuna kadar ulaşacak. Konuyu takip ediyoruz ve olumlu bir sonuca ulaşacağımızı düşünüyorum. Milletvekillerimize bu konuda büyük görevler düşüyor” dedi.

“Sen Önce Tirebolu’nun Sorunlarıyla İlgilen”

Geçtiğimiz günlerde Kürtün ilçesine bağlı Sapmaz, Beytarla, Aktaş, Tilkicek ve Yukarı Karadere köylerinin Giresun’a bağlama talepleri olduğunu ve bu köylerin muhtarlarının taleplerini CHP Tirebolu İl genel Meclisi Üyesine iletmeleri iddiaları hakkında da açıklamalarda bulunan Başer, “Kürtün’ ün beş köyü ile ilgili ortaya atılan iddialar, CHP’li İl Genel Meclis Üyesinin bir beyanıdır. Ben o ifadeleri çok ciddiye almıyorum açıkçası tamamen şov amaçlı bir söylem. Bu arkadaş kim oluyor acaba? Sen önce git Tirebolu’nun köylerine bak, oranı sorunları ile ilgilen daha sonra gel Kürtün’ ün köyleri ile kıyasla bakalım ondan sonra böyle bir karar ver. Tirebolu’da sel oldu, o bölgenin ne hale geldiğini gördük. O sel felaketinde beş askerimiz şehit oldu, insanlarımız ise köylerde mahsur kaldı. Evet, sel bir doğal afet ama senin alt yapın yok. Sen kendi köylerine hizmeti götürememişsin sonra gelmiş Kürtün’ den beş köy bize bağlanacak diyorsun. Bu şahıs haddini bilmeyen bir hadsizin tekidir. Böyle bir beyanda bulunup gündeme gelmekten başka bir derdi olmayan bu kişi gerçeklikle bağlarını tamamen koparmış durumdadır. Kürtün’ ün nüfusuna ve köylerine bakalım birde Tirebolu’ nun nüfusuna ve köylerine bakalım. Sonrada onların yaptığı ve bizim yaptığımız yatırımlara bakalım. Bizim propaganda ve algıda eksikliğimiz var. Biz gerçekleri anlatamıyoruz. Gerçeklikle bir alakası yok resmen hayal satıyorlar” dedi.

“Milletvekilleri Sınav Verememişse Vatandaş Değerlendirir”

Gümüşhane’nin seçilmiş kişilerinin bu konuda eksikleri olduğuna dikkat çeken Başer, “Kürtün Ak Parti ve MHP ilçe teşkilatları olsun, milletvekillerimiz olsun yani biz seçilmiş kişiler olarak bu konuda eksik kaldık. Yapılan hizmetleri daha iyi anlatabilirdik. Siz icra makamısınız sadece söylem ile olmuyor bizler icraat yapmak zorundayız. Dışarıdan söylemek ve konuşmak kolay ama icraat işin daha zor tarafıdır. Biz muhalefetin bu söylemlerine icraat ile cevap vermeye çalışıyoruz ama daha sonra bu icraatları dillendirmiyoruz. Lafa laf ile değil de icraat ile cevap vermeye çalıştığımız için bazı noktalarda eksik kalıyoruz. Gümüşhane’nin bütün paydaşlarının bu konuları konuşması gerekiyor. Siyaset dinamik işleyen bir süreçtir ve asla boşluk kabul etmez. Bu süreçte boşluk yaratan ve işini yapamayanı siyaset elbet eleyecektir. Toplumun taleplerine yeterli zamanı ayıramayan siyasetçiler yollarda dökülecektir. Cumhur ittifakının bugüne kadar yaptıkları ortadadır ama buna ayak uyduramayan ve katkı sağlayamayan siyasi bireyler siyaset sahnesinden düşebilir. Gümüşhane’nin bu iki milletvekilimizin bu noktada iyi sınav verememişse bu millet bunları değerlendirecektir” cümlelerine yer verdi.

Programın devamında gazetecilerin sorularını yanıtlamaya devam eden Başer, il genelinde sağlık alanında yaşanan  sıkıntıları değerlendirerek, “Hastanenin nereye yapılacağı daha belli olmadan biz o zaman ki yetkili ve ilgililere iki kere gittim. Hastanenin şehrimizin aşağı tarafı diye tabir edilen Trabzon’a doğru giden bir noktaya yapılması konusunda ki fikirlerimi sebepleri ile birlikte kendilerine anlattım. Şehir hat boyunca büyümesi gereken bir şehir, iki tarafa da büyüyebilir. Biz sevklerimizin büyük bir çoğunluğunu Trabzon’a yapıyoruz. Bu sevklerde hastaların hayatta kalıp kalmayacağını belirleyen bir dakika bile çok önemlidir. Böyle bir hastayı önce şehrin bir tarafına gönderip daha sonra şehrin ters tarafına şehrin içerinden geçirerek Trabzon’a yolluyorsun. Yolu çok daha fazla uzatıyorsun ve zaman kaybettiriyorsun. Bizim hastanemize en çok Torul ve Kürtün ilçelerinden gelenler oluyor. Bizim bu açıklamalarımıza rağmen hastane o bölgeye yapıldı. Oraya yapılırken bize söylenen şey ise şuydu; dediğiniz bölgede hazine yeri yok. Orada hazine yeri de vardı. Kamulaştırmaya bir parada harcamayacağız demişlerdi ama kamulaştırma için dediğimiz bölgeye ayrılacak olan cüzi miktar, bugün hastanenin yolu için harcanan paranın ellide biri değildi. Bu hastanenin oraya yapılması ve şuan ki sorunlar o dönem ki siyasilerin ve idarecilerin büyük bir hatasıdır. Bu şehri bilen insanların karar vermesi lazım. Bu şehri en iyi bu şehirde yaşayanlar yönetir. O dönemde ki insanlar maalesef bu şehri bilmiyordu” şeklinde konuştu.

“İşler iyi gitmiyorsa yetki ve takdir de AKP’nindir”

Sağlıkta soruların her zaman yaşandığını sözlerine ekleyen Başer, “Ben 25 yıldır bu mesleğin içerisindeyim. Yaklaşık 10-15 sene bu memlekette sağlık sorunu olmadan gitti. Türkiye ortalamasında ki sıkıntılar ne ise bizde ki sıkıntılar da hemen hemen oydu. Ancak son 5 yıldır Türkiye ortalamasının son derece altına düştük. Bizde ki sorunlar devasalaştı, Türkiye’de ki sorunlar daha fazla çözüme kavuştu. Bunun sebepleri tartışılır ama yöneticileri bu şehri bilen ve kendini bu şehre hizmet etmeye adayan insanlardan seçmemiz lazım. Doktor sayıları gerçekten çok kötü, ortalama yaklaşık yüzde 34’lerde. Bu işi en iyi kim yapabilecekse onun bu işin başına gelmesi gerekiyor. Biz söyledik niye böyle olmadı diye bir hesap sorma noktasında değiliz. İşler istenildiği gibi gitmiyor ama bu konuda yetki ve takdir AK Parti’nindir. Semeresini de nimetini de onlar görecektir” dedi.

“Eski hastane şehrimizin önemli bir lokasyonunda bulunuyor”

Eski hastanenin şehrimizin önemli bir lokasyonunda bulunduğuna dikkat çeken Başer, “O binanın hak ettiğinin verilebileceği bir hizmetin oraya götürülmesi lazım. Başka bir yerde koca bir binayı heba etmemek, rantabl değerlendirmek lazım. Bu noktada benim şahsi görüşüm bir dağ hastanesine çevrilebilir eski devlet hastanesi. Trabzon’da Maçka’da bulunan fizik tedavi ve rehabilitasyon alanında hizmet veren hastane gibi tek branşta hizmet veren bir hastaneye dönüştürülebilir. Bir yatırımcı olursa eğer özel hastaneye de çevrilmesi şehrimiz için avantajlı olur” şeklinde konuştu.

 “Siyaset Yapma Anlayışınız Ters Olabilir”

Son olarak İYİ Parti cephesi hakkında yöneltilen sorulara cevap veren Başer, İYİ Parti tabanının MHP’den ayrılmış milliyetçilerden oluştuğunu ama artık İYİ Parti’nin milliyetçi görüşten yana olmadığını ve MHP’ye geri dönmek isteyen arkadaşlarının olduğunu söyleyerek, “İYİ Parti’nin yüzde 90’ı Türk Milliyetçisi ve Milliyetçi Hareket Partisinden ayrılanların kurduğu bir partidir. Gümüşhane’ye de partimizden ayrılmalar aynı oran da yansımıştır. Ortaokul yıllarından beri teşkilatın içerisindeyim. Partimizden istifa eden arkadaşlarımızın birçoğu ile uzun yıllar aynı yolda yürüdük. Siyasette uzun yıllar aynı partiden olsanız bile bazen siyaset yapma anlayışınız ters olabilir. Genel başkanımızın bir sözü vardır “ülküdaşım olabilirsin ama çalışma arkadaşım değilsin” diye. Bizde bir zamanlar o arkadaşlarımızla hem ülküdaş hem de çalışma arkadaşıydık. O arkadaşlarımız partimizden ayrılmayı tercih ettiler üzüldüm, hala daha üzülüyoruz çünkü biz MHP çatısı altında aynı görüşün mensuplarıydık” ifadelerine yer verdi.

BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.