Tarım ve Orman Bakanlığının zorunlu kıldığı sahipli hayvanlara mikroçip uygulaması için sayılı günler kaldı. Evcil hayvanlara mikroçip taktırmanın son tarihi 31 Aralık 2022 olarak belirlenmişti. Evcil hayvanlarına (Kedi-köpek, gelincik) çip taktırmayanlara 5199 sayılı Kanun gereği 3 bin 662 TL cezai yaptırım uygulanacak. Sokak hayvanları için sürecin nasıl ilerleyeceği ise merak konusu.
Tarım ve Orman Bakanlığı, 2018 yılında aldığı kararla evlerde bakılan kedi, köpek ve gelinciklerin çip takılarak kimliklendirilmesini zorunlu kıldı. Çip uygulamasıyla hayvanın adı, pasaport numarası, türü, ırkı, cinsiyeti, rengi, doğum tarihi, hayvan sahibinin adı, bulunduğu il, ilçe, köy/mahalle bilgileri ile acil durumda ulaşılabilecek kişiler gibi bilgiler ‘Ev Hayvanı Kayıt Sistemi (PETVET) ile kayıt altına alınması hedefleniyor. Aşı takibi ya da kaybolan hayvanın sahibine kolayca ulaşmayı sağlayan mikroçip uygulaması, evcil hayvanların sokağa terk edilmelerinin de önüne geçiyor. 1 Ocak 2021’de başlanan mikroçip uygulaması için son tarih ise 31 Aralık 2022. Bu tarihten sonra hayvanlarına çip takmamış olan hayvan sahiplerine 3 bin 662 TL cezai yaptırım uygulanacak.
Ancak sokak hayvanları için büyük bir soru işaretine dönüşen çip sorunu tam da burada başlıyor. Çünkü artık veteriner hekimler herhangi bir hayvanın tedavisinde kullanılan ilaçları ve aşıları yalnızca PETVET sistemine kaydederek stoktan düşebilecekler. Yani sokak hayvanlarına uygulanan ilaçlar ve aşılar sisteme girilemeyeceği için bir sorun teşkil edecek.
Bu da haliyle ilaç gibi stoktan düşülmesi ve sisteme girilmesi gereken malzemelerin kullanılacağı ve tedavilerin sokak hayvanlarına uygulanamayacağı anlamına gelecek. Tam da bu noktada yasal sorumluluk belediyelerin üzerine düşüyor. Peki Gümüşhane Belediyesi Hayvan Barınağı buna hazır mı?
“Barınak ya da özel veteriner kliniğinde röntgen cihazı olmadığı için çevre illere gidiyoruz”
Gümüşhane Belediyesi Hayvan Barınağının ve veteriner kliniğinin yetersiz olduğunu ve çevre illere hayvan nakletmek zorunda kaldıklarını iddia eden Gümüşhane Üniversitesi Gümüşhaneli Hayvan Severler Kulüp gönüllüsü Reyyan Sedef Karagül, “Veteriner ve gerekli ekipman yetersizliği var. Bu şartlarda insanların barınak veterinerlerine yönlendirilmesini doğru bulmuyorum. Biz gönüllüler olarak bu sebepten özel kliniklere başvuruyoruz ancak bu kez de karşımıza yüksek ücretler çıkıyor. Son çare olarak, şehir dışındaki veteriner kliniklerine yöneliyoruz. Gümüşhane, veteriner klinikleri ve hizmetleri konusunda çok yetersiz. Örneğin kırıklı yarası olan bir hayvan bulduğumuzda buradaki barınak ya da özel veteriner kliniğinde röntgen cihazı olmadığı için mecburen Bayburt, Erzurum ya da Giresun Hayvan Hastanesine götürmek ve kendi aramızda para toplamak zorunda kalıyoruz. Ekonomik yükünü tamamıyla sırtladığımız için bu da bizi çok zorluyor. Bütün bir Gümüşhane destek olsa bile üstesinden gelemeyiz. Çünkü ilaçlar ve tedavilerin fiyatı çok yüksek” dedi.
“Gümüşhane barınağı yetersiz”
Sokak hayvanlarına hizmet noktasında çevre illerin örnek alınması gerektiğini vurgulayan Karagül, “Gümüşhane barınağı yetersiz. Çalışan sayısı, beslenme olanakları ve tedavi imkanları çok yetersiz. Biz gönüllüler olarak belirli günlerde barınağı ziyaret destek sağlıyoruz ama ekipman eksiği giderilse daha da destek olabiliriz ve bu sebepten ne yaparsak yapalım yine de yetersiz oluyor. Biz gönüllüler olarak Gümüşhane Belediyesinden destek istediğimizde pek hoş karşılanmıyoruz. Bayburt bu konuda örnek alınabilecek iller arasında bu bölgede. Çünkü özel kliniklerin bazılar sokak hayvanlarını ücretsiz tedavi ediyor ve aynı zamandan Bayburt Belediyesi oradaki gönüllüleri destekliyor. Biz Gümüşhane’de destek göremiyoruz. Bu sebepten İl Tarım ve orman Müdürlüğü veterinerine götürüyoruz ama orada da klinik ve ekipman olmadığı için sonuç alamıyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Kısırlaştırma için imkanlar yetersiz”
Barınak kliniğinde kısırlaştırma imkanları da yetersiz olduğu için Gümüşhane’de çoğalmanın önüne geçilemiyor diyerek yatırımların artırılmasının şart olduğuna vurgu yapan Karagül, “Hayvanların çoğalmasının önüne geçilir ama imkanlar yetersiz. Barınağımız yer bakımından iyi bence ama zemin olarak döşenen taşlar oluklu olduğu için hijyen konusunda sıkıntı yaşıyoruz ve bu sebepten sağlıklı bir ortam sağlanmıyor. Tazyikli suyla temizlenmesi gerekiyor ancak o da yok. Mama ve su kapları çok eksik bu yüzden hayvanlar beslenme esnasında birbirlerine zarar veriyor. Klinik bölümünde ekipman sorunu yaşanıyor bu yüzden kısırlaştırma rakamları yetersiz. Bunun için de bir yatırım yapılırsa eğer hayvanların çoğalması ve saldırganlık oranının azalmasında ciddi bir düşüş olur” dedi.
Haber: Zeynep KAYA