enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
DOLAR
7,4023
EURO
8,9897
ALTIN
445,26
BIST
1.579
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Gümüşhane
Çok Bulutlu
0°C
Gümüşhane
0°C
Çok Bulutlu
Cuma Az Bulutlu
-1°C
Cumartesi Az Bulutlu
4°C
Pazar Az Bulutlu
6°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
7°C

“Kadıköy’ün Kitabı”-2

0
A+
A-

Türkçeyi ustaca kullanan yazar Tamer Kütükçü, Kadıköy’ün Kitabı’nın başında kitapta yer alan konu başlıklarıyla ilgili bilgiler veriyor. “İçindekiler” bölümünde kitapta işlenen konular şöyle sıralanıyor: “Körler Ülkesi’nin Tarihine Bir Bakış, Kendi Halinde Aşkların Rıhtım’ı,Avrupa Pastanelerinden Kutsal Emanetleri Saklayan Kiliselerine: “Şen” Çarşı,Bir Mahallenin Melez Hali: Mühürdar, Suriçi’nin Rüzgârında: Osmanağa ve Caferağa,Hayvan Pazarında Randevu: Altıyol, Eski Bayram Yerlerinden Hafta Sonu Dershanelerine: Halitağa,Bir Kenar Mahalle Kozmopoliti: Yeldeğirmeni,Kadıköy’ün Aristokratı: Moda,Biraz Tiyatro, Biraz Opera, Daha Çok Nisan Sabahlarının Rahatlığı: Bahariye; Çayır, Kır Gazinosu, Kır Sineması: Kuşdili,Bir Zamanlar Zengin Su Kaynakları ve Hamamıyla: Söğütlüçeşme,Her Kedere Kapalı: Şifa,İlk Kanto’nun İcra Edildiği Çimenlik: Yoğurtçu,Kadıköy’de Mehtabiye Keyfi: Bir Vakitler Kurbağalıdere,Dünya Ölçütlerinde Bir Stadyumun Çocukluk Günleri ve: Papazın Bağı,Köşklerinde Hayatın Binbir Rengi: Kızıltoprak,Bir Manastır Burnu’nda Aşkın En Dünyevî Hâli: Fenerbahçe(si),Orada Cami Acı Bir Hatırayı Saklar: Feneryolu,Todori Meyhanesi’nden Teyyareci Vecihi Hürkuş’a: Kalamış,Eski Bir Limandan En Zengin Köşk ve Kulüplere: Çiftehavuzlar,Esrarlı Bir Çeşmenin Semti: Selamiçeşme,Balkanlı, Entelektüel, Asil: Göztepe, Bir Korku Masalından Bugünün Saraylısına: Caddebostan, ‘Beyaz Köşkler’ ve ‘Çamlar’ Diyarı: Türk Erenköy’ü,Avcılar Mekânından Paşalar İnziva-gâhına: Suadiye, Kadıköy’ün Serhat Boyu: Bostancı, Bir Kışlada Kadıköy’ün En Yüksek Apartmanları: Kozyatağı, Köşkler ve Bağlıkların İlerisinde Kıraç Bir Tarla: Sahrayıcedid, Kadıköy’de Bir Bektaşî Köyü: Merdivenköy, En Eski Kadıköy: Fikirtepe, Namı Bir Semti Var Eden : Ziverbey, Kadıköy’ün Gazhanesi: Hasanpaşa, Kadıköy’ün En ‘Hevâdar’  Tepesi: Acıbadem, ‘Hacılar’ ve ‘Yosmalar’ Diyarı: İbrahimağa, Ayrılıkların ve Kavuşmaların İstanbul Hâli: Haydarpaşa ve Karacaahmet, Kaynakça”

Tamer Kütükçü, kitabında sadece içselleştirdiği Kadıköy’ü anlatmıyor. Bu şehirde az veya çok, belli bir süre kalmış birçok yerli ve yabancı yazarın da anılarına, Kadıköy tasvirlerine yer veriyor. Bu, kitaba farklı ve renkli bakış açıları kazandırıyor. Yazar öyküleyici ve betimleyici anlatımlarla, bir anlamda, çağları aşıp gelen Kadıköy’ün portresini çiziyor.

Kadıköy’ün, tabir caizse,  röntgenini çeken bu kitaba farklı bakış açıları kazandırmayı amaçlayan yazar Tamer Kütükçü; Kadıköy’ü görmüş, bu şehrin havasını solumuş, suyunu içmiş yazarların anekdotlarına da genişçe yer veriyor. Bunları dipnotlarla belirterek kitaba ilmî bir kimlik kazandırıyor. Bu dipnotlar bilinçli okuyucuyu yeni okumalara yöneltiyor.

Tamer Kütükçü’nün büyük uğraşlarla ve büyük bir titizlikle kaleme aldığı bu kitapta mâziye dair kesitlere de yer veriliyor. Kitapta yazarın Kadıköy’e ilgisinin ve sevgisinin ailenin köklerine dayandığını görüyoruz. Yazar söz konusu kitabının “Körler Ülkesi’nin Tarihine Bir Bakış” adını verdiği ilk bölümünde Kadıköy’le olan ilk karşılaşmasını şöyle anlatıyor:            “Kadıköy’ü ilk görüşüm, rahmetli babamın beni ilk defa bindirdiği, adını şimdi anımsayamadığım bir şehir hatları vapurunun güvertesindendir. Sekiz, dokuz yaşlarında ancak vardım. Sıcak bir yaz günüydü. Vapur Haydar­paşa’ya yanaştığı sırada, babam, karşımızda duran kenti gözleriyle işaret ede­rek, o her zamanki -tumturak nedir bilmeyen- yalın sözleriyle ‘İşte, vapurun bizi götüreceği yer orası’  dedi. O vakit, başımı kaldırıp, hafif bir sis perdesi­nin altındaki Kadıköy’e baktım. Hemen hemen aynı boydaki apartmanları ve hepsi de bir tarafa kümelenmiş kiremit rengi çatılarıyla, nedense bana, –kış günleri o duvarları sarıya boyalı oturma odamızda, kardeşimle ikimiz tuğla sobanın yanı başına, yere çökmüş, sobanın küçük penceresine vuran ateşi seyrederken- babamın kim bilir hangi uzak anı ya da hayalin baş edilmez tasallutuyla anlattığı o dünyaları çok huzurlu masallarında dinlediğim kasa­balardan birini hatırlatıyordu. Belki bir masalın kasabası değil ama, Kadıköy’ün de bir masalı olduğunu, seneler sonra öğrendim. Burası bir ‘körler ülke’siydi”

Yazarın Diğer Yazıları
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.