enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
DOLAR
7,7948
EURO
9,4739
ALTIN
461,95
BIST
1.331
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Gümüşhane
Az Bulutlu
10°C
Gümüşhane
10°C
Az Bulutlu
Cumartesi Az Bulutlu
9°C
Pazar Parçalı Bulutlu
7°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
8°C
Salı Karla Karışık Yağmur
8°C

Binalar Dile Geldi

0
A+
A-

Değerli okurlar, kendi yaşantımızdan da kolayca anlıyor ve biliyoruz ki, insan yalnız yaşayamıyor. Topluluk halinde yaşamak doğal bir zorunluluk oluyor. Konuşmak, dertleşmek, acı tatlı yaşantılarını paylaşmak gibi bütün yaşamı kapsayan değişik durumlarla içiçedir insan. Yiyecek, içecek, ev gibi yaşayabilmenin zorunlu ihtiyaçlarını karşılamak tek başına olanaksızdır.

Karşılıklı alış-verişle ihtiyaçları gidermek herkesi etkileyen sorunları birlikte mücadele ederek çözümlemek topluluk halinde yaşamayı kaçınılmaz kılmaktadır.

Ancak topluluk veya daha büyük olan toplum içinde unutulmaması, uyulması gereken çok önemli bir durum var. Her tür ortamda ilişkilerde güzel, olumlu sonuçlar hedefleyen anlayış ve davranışlar da kaçınılmazdır. Güzel düşüncenin, güzel söylemlerle dillendirilip ortaya konması sadece insana vergi bir özelliktir.

İnsanların sesli ve çok çeşitli olan yaşamlarına karşın, insanlara bağlı olarak sessiz yığıntılar halinde yan yana topluluklar oluşturan binalar var çok yerlerde. Onlar konuşmuyor ama, insanların gönül gözlerine hitap ediyorlar. Bu hitaplarını günümüzde çok gelişmiş olan dijital teknolojinin dillendirdiği tercümelerden öğreniyoruz. Şimdi onların hitaplarına ve anılarına kulak verelim:

Dededen, babadan kalan bahçe içinde tek katlı şirin evimiz var. Bahçe de çeşitli meyve ağaçları var. Kuşlar gelip dallara konuyorlardı. Ötüşerek çevremizi şenlendirirlerdi. Çeşitli sebzeler yetiştirdik. Mutfak bereketi mutfağımızı dolduruyordu. Bahçenin yakınından bir dere geçiyordu. Martın güneşi ile bahçenin çimenleri yeşerir, baharın temiz, serin rüzgarı açık pencerelerden girerek odalarımızı doldururdu. Bitişiğimizdeki bahçede iki katlı evleri bulunan komşumuz otururdu. Onlarla bir ile gibiydik. Çocuklar beraberce bahçelerde oynarlardı.

Bir gün birileri gelip bizi para ile aldattı, bahçemizi satın aldılar. Kısa bir süre sonra bahçeleri yok ederek yerlerine kocaman apartmanlar diktiler. Ondan sonra gözlerimiz ne yeşillik, ne kuş, ne de dere gördü. Bu durum bizi pişman etti ama iş işten geçmişti.

Bir zaman sonra çocuklar sevinsin, eğlensin, şehri yakından tanısın diye evimize uzak olan bir parka gittik. Bir de ne görelim, park yok olmuş. Yerine adına gökdelen denilen çok katlı binalar yapılmış. Görünürde beton duvarlar, pencereler ve asfalt kaplı yollardan gayri manzara yoktu. Yoları da insanlar ve otomobiller doldurmuştu. Gittiğimiz mahallede önceden tanıdığımız bir komşuyu aynı apartmanda oturanlardan bile bir tanıyana rastlamadık. Demek ki, artık ilişkilerde komşuluk da kalmamış. Acı bir burukluk içinde geri döndük. Televizyon seyriyle gün geçirir olduk. Hava kirliliğini, sel baskınlarını, sağlık sorunlarını, hesapsız  teknikten uzak yapılmış binaların yıkılmasıyla mal ve can kıyımlarının giderek çoğaldığını üzülerek vahlanarak haberlerden öğreniyoruz .

Sevgili okurlar! Olumsuz, acı veren sonuçlara Gönül Gözü ile bakarak binaların sessiz anılarından ders alınmazsa dövünmek çare olmaz. Yara açan, acı veren durumlar sürer gider…

Yazarın Diğer Yazıları
03.12.2020 14:56
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.